ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz kararı bugün TSİ 21:00’da açıklanacak. Ardından Başkan Jerome Powell TSİ 21:30’da basın toplantısı gerçekleştirecek. ABD ekonomisine ilişkin son veriler, para politikası tarafında dengeli ancak temkinli bir duruşun devam edeceğine işaret ediyor. Ocak ayına ait TÜFE verisi yıllık bazda yüzde 2,4 ile beklentilerin altında kalarak Mayıs 2025’ten bu yana en düşük seviyeye geriledi. İstihdam tarafında ise güçlü görünüm korunuyor. Tarım dışı istihdam 130 bin kişi artış gösterirken, işsizlik oranı yüzde 4,3 seviyesine geriledi. Bu tablo, iş gücü piyasasının dirençli yapısını sürdürdüğünü ortaya koyuyor. Öte yandan, Fed’in yakından izlediği çekirdek PCE enflasyonu Şubat ayında yüzde 3,1’e yükselerek hedef seviyenin üzerinde kalmaya devam etti. Yüzde 2’lik enflasyon hedefinin halen uzağında olunması, fiyat baskılarının tam anlamıyla kontrol altına alınamadığını gösteriyor.

Fed’in faiz oranlarını %3,50-%3,75 seviyesinde sabit tutması bekleniyor. Piyasalar, Powell’ın enflasyon, istihdam ve küresel gerilimler hakkındaki yorumlarına odaklanacak. Daha önce, TSİ 15:30’da açıklanacak Şubat ayı ÜFE verileri de piyasa duyarlılığını ve tepkilerini etkileyebilir.
Küresel Piyasalar Ve Fed Faiz Kararı
Küresel piyasalarda altın fiyatları, haftanın en kritik gündem maddesi olan ABD Merkez Bankası (Fed) faiz kararı öncesinde sınırlı bir geri çekilme gösteriyor. Spot altın fiyatı hafif düşüşle 5.000 dolar seviyesine yakın dengelenirken, ABD vadeli altın kontratlarında da benzer bir seyir izleniyor.
Fed’in Mesajları Belirleyici Olacak
Piyasalarda fiyatlamalar yalnızca faiz kararına değil, Fed’in ileriye dönük yönlendirmelerine odaklanmış durumda. Özellikle yılın geri kalanında faiz indirimi olup olmayacağına ilişkin verilecek sinyaller, altın fiyatlarının yönü açısından kritik önem taşıyor.
Analistler, Fed’in sıkı para politikasını sürdüreceğine işaret eden açıklamaların altın üzerinde baskı yaratabileceğini, buna karşın daha ılımlı mesajların ise yukarı yönlü hareketi destekleyebileceğini belirtiyor.
Jeopolitik Riskler ve Petrol Fiyatları Etkisini Sürdürüyor
Enerji piyasalarında yükselen jeopolitik riskler, emtia fiyatlamaları üzerinde etkili olmaya devam ediyor. Orta Doğu’da artan gerilimle birlikte petrol fiyatları 100 dolar seviyesinin üzerinde kalmayı sürdürüyor. Bu durum küresel enflasyon beklentilerini yukarı yönlü baskılıyor.
Artan enflasyon beklentileri normal koşullarda altın fiyatlarını destekleyen bir unsur olarak öne çıkarken, yüksek faiz ortamı değerli metal üzerinde baskı oluşturmaya devam ediyor.
Altın Fiyatlarında İki Farklı Dinamik Öne Çıkıyor
Mevcut piyasa koşullarında altın fiyatlarını etkileyen iki temel unsur dikkat çekiyor. Jeopolitik riskler ve enflasyon beklentileri altına olan talebi artırırken, yüksek faiz politikası yatırımcıların alternatif getiri araçlarına yönelmesine neden oluyor. Bu iki zıt etken, kısa vadede altın fiyatlarında dalgalı bir seyir yaşanabileceğine işaret ediyor.
Diğer Değerli Metallerde Görünüm
Altın dışındaki değerli metallerde ise daha zayıf bir tablo öne çıkıyor. Gümüş ve platin fiyatlarında geri çekilmeler görülürken, paladyum fiyatları yatay seyrini koruyor.
Küresel piyasalarda gözler Fed’in faiz kararı ve sonrasında verilecek mesajlara çevrilmiş durumda. Para politikasına ilişkin yönlendirmeler, sadece altın değil tüm emtia piyasalarının kısa vadeli yönünü belirleyecek temel unsur olarak öne çıkıyor.


















